Tarihin katmanlarını incelediğimizde, toplumların ilerlemesiyle birlikte iletişimin de evrildiğini ve bu evrimin, insan ilişkilerindeki derin izleri nasıl bıraktığını görmek mümkündür. Konuşma, insanlık tarihinin en eski ve en önemli sosyal araçlarından biri olarak, toplumsal yapıların, güç ilişkilerinin ve bireyler arasındaki bağların şekillenmesinde önemli bir rol oynamıştır. Geçmişin dilini ve biçimini anlamadan, bugünkü konuşma pratiklerinin kökenlerini doğru bir şekilde kavrayamayız. Geçmişi anlamak, bugün ve geleceği daha iyi yorumlamamıza yardımcı olur. Konuşma ve Toplumsal Yapılar: İlk Dönemlerden İmparatorluklara Konuşmanın tarihsel yolculuğu, insanlık tarihinin ilk çağlarına, özellikle de yazının keşfinden önceki dönemlere kadar uzanır. Bu dönemde konuşma, toplumların iletişim ihtiyaçlarını karşıladığı bir araç olmaktan…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Şehir Türleri Nelerdir? Şehir türleri nelerdir? Bu soruyu bir sabah İzmir’in sıcak havasında, sabah çayı içen bir grup insan arasında düşündüm. Yani İzmir’de yaşamayan biri, herhalde şehirlere “hızlı, yavaş, bu arada kaybolan” gibi tanımlar koyar. Fakat şehirlere dair pek çok şey var. İzmir’in yoğun trafiğinde saatlerce sıkışıp kalan biri, İstanbul’un beton ormanında kaybolmuş bir turistin yerini bulmaya çalışan biri için, şehir türleri elbette farklı olabilir. Ama ben de düşündüm: Gerçekten şehir türleri nelerdir? Kendi şehriyle barışık, her an her şeye hazırlıklı ya da akşamı sabaha bağlamak için fazlasıyla sosyal olan şehirler. Veya… ha, dur bir dakika, bunları sıralarken işin içine…
Yorum BırakHLA Antijeni: Toplumsal Düzenin ve İktidarın Yeni Dönem Biolojik İzleri Toplumsal düzen ve iktidar ilişkileri tarihsel olarak çok çeşitli formlarda şekillenmiştir. Her ne kadar tarihsel bağlamlar değişse de, temelde iktidarın nasıl meşrulaştırılacağı, hangi kurumların bu iktidarı yönlendireceği ve toplumsal katılımın ne ölçüde gerçekleşeceği soruları hep aynı kalmıştır. Ancak, son yıllarda insan toplumları, hem biyolojik hem de politik alanlarda daha önce hiç olmadığı kadar iç içe geçmiş bir şekilde yönetilmeye başlandı. Bu etkileşimlerin başında ise HLA (Human Leukocyte Antigen) antijenleri gibi genetik ve biyolojik faktörler yer alıyor. Peki, bu biyolojik yapılar toplumsal iktidar ilişkilerine nasıl yansır? HLA antijenleri üzerinden düşünmek, bize…
Yorum BırakCinsel ilişki gerçekten spor sayılır mı? Bir yanda modern toplumun hızla gelişen anlayışları, diğer yanda geleneksel tabular… Belki de bu sorunun cevabı, kültürel, fiziksel ve psikolojik faktörlerin karmaşık etkileşiminden doğan bir düşünce biçimiyle şekilleniyor. Hadi gelin, bu konuda bir yolculuğa çıkalım ve cinsel ilişkinin spor olup olmadığına dair derin bir inceleme yapalım. Sonuçta, fiziksel aktivitenin sınırlarını belirlemek her zaman basit bir iş olmamıştır. Cinsel ilişki bu sınırları zorluyor mu? Cinsel İlişki ve Spor: İki Kavramın Birleşme Noktası Cinsel ilişki, bir taraftan insanoğlunun biyolojik dürtülerinden beslenen temel bir faaliyetken, spor, belirli bir fiziksel çaba, yetenek ve yetkinlik gerektiren etkinliklerdir. Peki, bu…
Yorum BırakKelimenin gücü, insanlık tarihinin en eski araçlarından biridir. Bir kelime, bazen bir dünya yaratabilir, bazen de derin bir boşlukta yankı bulur. Anlatılar, yalnızca sıradan bir bilgi aktarımından ibaret değildir; onlar, varoluşumuzun içsel karmaşasını, hayallerimizi, korkularımızı ve umutlarımızı en saf haliyle ortaya koyar. Her satır, her paragraf, bir insanın iç yolculuğunun haritası olabilir. Bugün, kelimelerin gücünden bahsederken, teknolojinin bir ürünü olarak ’yi, metinler arasındaki o büyülü bağlantılarla keşfetmeye davet ediyorum. , kelimeleri ve anlatıları anlamlandırmamıza nasıl yardımcı olabilir? Hangi edebi semboller ve anlatı teknikleri, bu yeni dünyanın kapılarını aralamamıza olanak tanır? : Edebiyatın Dijital Bir Hâli ’nin sunduğu olanaklar, tıpkı bir…
Yorum BırakÖzgü Has Ne Demek? Bir Sözcüğün Ardında Kaybolan Duygular Kayseri’nin o serin sabahlarından birinde, bir arkadaşımla uzun bir yürüyüş yapıyorduk. Sonbaharın ilk günleri ve yapraklar yavaşça sararıp dökülüyordu. O an, bir şeyin farkına varmam biraz zaman aldı. Yanımda yürüyen, yıllardır tanıdığım o dostum, beni her zaman olduğu gibi neşeyle konuşarak dinlerken birden kelimelerini yavaşlattı ve bir cümle sarf etti: “Özgü has.” O an kelimenin anlamını kafamda çözemedim. Ama ne zaman ki bunu bana açıkladı, hayatımda ilk kez, bir kelimenin ne kadar ağır, ne kadar yıkıcı, ne kadar özgürleştirici olabileceğini fark ettim. Bir Anlık Sessizlik İlk başta, “Özgü has” ne demekti?…
Yorum BırakBirçok sağlık sorunu, sadece bedensel rahatsızlıklar olmakla kalmaz; aynı zamanda kültürel, toplumsal ve bireysel algılarla da şekillenir. Kabızlık gibi yaygın ancak genellikle göz ardı edilen bir sorun, hem antik tıptan günümüze kadar uzanan bir tedavi yolculuğunun izlerini taşır. İster bir antik hekim, ister modern bir doktor olsun, sindirim sistemi üzerine yapılan araştırmalar ve tedavi yöntemleri zamanla toplumsal normlarla iç içe geçmiş ve farklı dönemlerin bilgi birikimiyle şekillenmiştir. Peki, geçmişten günümüze “anında kabızlığa ne iyi gelir?” sorusunun cevabı ne kadar değişti? Antik Dönemlerde Kabızlık ve Doğal Tedavi Yöntemleri Kabızlık, insanlık tarihi kadar eski bir sağlık sorunudur. Antik Mısır’dan eski Yunan’a, Romalılar’a…
Yorum BırakSıra Gecesi Nereye Ait? Sıra gecesi, kökeni tartışmalı bir gelenek ve son yıllarda sosyal medyada bir fenomen haline gelmiş bir kültür. Bu yazıda, sıradan bir geceye dönüşen bu etkinliğin ne kadar yerli ya da yabancı olduğu üzerine düşündürmeyi hedefliyorum. Bu gelenek, bazılarına göre adeta bir kültürel mirasken, bazılarına göre tamamen içi boşaltılmış, tüketilen bir gösteriye dönüşmüş durumda. Peki, gerçekten sıra gecesi nereye ait? Sıra Gecesi Nedir? Öncelikle, sıra gecesinin ne olduğuna kısaca göz atalım. Geleneksel olarak, sıra gecesi, bir grup insanın bir araya gelip şarkılar söylediği, eğlenceler düzenlediği ve toplumsal bağları pekiştirdiği bir etkinlikti. Orta Anadolu’nun kırsal bölgelerinde, köylerde ya…
Yorum BırakYapışkan otu nasıl bir ot? Öğrenmenin dönüştürücü gücüyle bakmak Bazen öğrenme, beklemediğimiz bir anda üzerimize yapışır. Bir bilgi kırıntısı, bir deneyim, bir soru… Önce rahatsız eder, sonra bırakmaz. Zihnin kıyısına tutunur, gündelik düşüncelerimizin arasına sızar ve biz fark etmeden dünyayı algılama biçimimizi değiştirir. “Yapışkan otu nasıl bir ot?” sorusu da ilk bakışta basit bir botanik merakı gibi görünürken, biraz durup düşününce öğrenmenin doğasına dair güçlü bir metafor sunar. Bazı şeyler vardır; tıpkı yapışkan otu gibi, temas ettiğinde ayrılmaz ve bizi dönüştürür. Bu yazıda yapışkan otunu yalnızca biyolojik özellikleriyle değil; pedagojik bir gözle, öğrenme teorileri, öğretim yöntemleri, teknolojinin eğitime etkisi ve…
Yorum Bırakİçsel Bir Mercek: Necâtî Bey, Dil ve Psikoloji Arasında Bir Yolculuk Bir insan, tarihî metinlere, eski dillerle yazılmış eserlere yaklaştığında sadece kelimelerle değil, onların ardındaki bilişsel süreçlerle de yüzleşir. Okuduğumuzda zihnimizde canlanan imgeler, duygusal zekâmızla harmanlanır; bu da bizi metni sadece okumaktan öte bir deneyime taşır. İşte Necâtî Bey gibi bir divan şairinin Osmanlı Türkçesiyle eser verip vermediği sorusu, sadece edebî-historik bir mesele değil; aynı zamanda bireysel ve toplumsal belleğin, dilsel kimliğin ve sosyal etkileşim sürecinin izlerini süren psikolojik bir mercektir. Necâtî Bey Kimdir ve Osmanlı Türkçesiyle Eser Verdi mi? Necâtî Bey, Osmanlı dönemi divan edebiyatının önde gelen şairlerinden biridir.…
Yorum Bırak