Özgü Has Ne Demek? Bir Sözcüğün Ardında Kaybolan Duygular
Kayseri’nin o serin sabahlarından birinde, bir arkadaşımla uzun bir yürüyüş yapıyorduk. Sonbaharın ilk günleri ve yapraklar yavaşça sararıp dökülüyordu. O an, bir şeyin farkına varmam biraz zaman aldı. Yanımda yürüyen, yıllardır tanıdığım o dostum, beni her zaman olduğu gibi neşeyle konuşarak dinlerken birden kelimelerini yavaşlattı ve bir cümle sarf etti: “Özgü has.” O an kelimenin anlamını kafamda çözemedim. Ama ne zaman ki bunu bana açıkladı, hayatımda ilk kez, bir kelimenin ne kadar ağır, ne kadar yıkıcı, ne kadar özgürleştirici olabileceğini fark ettim.
Bir Anlık Sessizlik
İlk başta, “Özgü has” ne demekti? Bir anlam karmaşası içinde kaldım. İçimdeki bir şeyin aniden donduğunu hissettim. Bu kelime, bir yandan bana yabancıydı, diğer yandan da çok tanıdık. Çünkü yıllarca içinde yaşadığım duygusal bir boşluğu, bir eksikliği tarif ediyordu, ama hiçbir zaman bu kadar net bir şekilde ifade edilmemişti. Arkadaşım devam etti: “Özgü has, yalnızca kendine ait bir şey demek. Yani birini, bir durumu, bir anı sahiplenmek. Ama yalnızca seninle, sadece seninle anlam kazanan bir şey.”
O anı düşündüm; hayatta hep bir şeylere ait olma duygusu var. Bir yere ait olma, birine ait olma, bazen de kendine ait olma. Ama birinin “özgü has” demesi, o “ait olma”yı başka bir boyuta taşıyor. Çünkü bu, herkesin anlamadığı bir şeyi, yalnızca senin bildiğin, yalnızca senin içsel olarak sahip olduğun bir şeydi. Bu kelimenin bu kadar güçlü bir anlamı olduğunu kabul etmek, içimdeki boşluğu bir nebze de olsa dolduruyordu. Ama aynı zamanda hayal kırıklığına uğradım. Çünkü belki de yıllardır sahip olduğum, belki de hiç sahip olamayacağım bir duyguydu.
“Özgü Has” ve Kendimle Hesaplaşma
Bir süre sustum. Adımlarım ağırlaşmıştı. O an içinde kaybolduğum bir dünyaya doğru adım atıyordum. “Özgü has” diye düşündüm, “kendine ait bir şey…” Ama benim için mi? Gerçekten kendime ait bir şeyim var mıydı? Yıllardır başkaları için yaşamışken, bir an için bu kelimenin bana ne kadar uzak olduğunu fark ettim. Benim özgüm, başkalarına ait her şeyin içinde kaybolmuştu. Ya başkalarına ait duygularda kaybolan ben, bir an bir şeylerin farkına varamamıştım ya da belki de “özgü has” olmak, insanın kendini tanıyabilmesi için bir adım atması gerektiği bir yerdir, kim bilir?
O an gözlerim bulanıklaşmıştı. Duygusal bir karmaşa içindeydim. Sonra, fark ettim ki “özgü has” sadece bir kelime değildi. Bu, bir anlamda özgürleşme, sınırları aşma ve belki de tüm duygusal yüklerden arınma anlamına geliyordu. Gerçekten, neyi sahiplenmek istediğimi, neyi istediğimi ve kim olduğumu ilk defa net bir şekilde düşünüyordum. Ama bu düşünceler, aynı zamanda o kadar karmaşıktı ki, bir yanımda hep kaybolmuşluk hissi vardı.
“Özgü Has”ın Gerçek Anlamı: Hayal Kırıklığı ve Umut
Bir süre daha sessiz kaldım. Arkadaşımın söylediklerine kulak vermedim. Dışarıda rüzgarın sesi, yaprakların hışırtısı bir garip şekilde uzaklaştı. O kadar yoğun düşünüyordum ki, “özgü has” kelimesi beynimde sürekli dönüp duruyordu. “Bu kelime, yıllardır kaybolduğumu düşündüğüm bir duyguya dokunuyor,” diye düşündüm. “Ama gerçekten, ben kendime ait bir şey bulabiliyor muyum?” Hayal kırıklığı, içimde büyük bir boşluk yaratmıştı. Hep başkalarına ait olan bir şeyi istemek, her zaman bunun içinde kaybolmak, yalnızca dış dünyada var olmak… Peki, ya bir gün, kendim için bir şeyler sahiplenmeye başlarsam?
Ve işte o an, tüm bu duygusal karmaşanın içinde, bir umut ışığı yanmaya başladı. Belki de gerçekten “özgü has” olabilecek bir şeyler vardı. Hayatımda bir dönüm noktasıydı; belki de bu, yıllarca beklediğim o “ben”i bulma anıydı. Çünkü belki de “özgü has” olmak, sadece dışarıdaki dünyada değil, içsel dünyamda da kendimi bulabilmekti. O gün, sadece bir kelimeydi ama bana bir hayal kırıklığı kadar derin, bir umut kadar parlak hissettirdi.
Sonuç: Kelimenin Gücü
O gün o kelimeyi öğrendim, ama belki de asıl öğrenmem gereken, bu kelimenin ardındaki duyguyu, özgürlüğü ve kimliğimi sahiplenme gücünü hissedebilmekti. “Özgü has” demek, sadece kendimize ait bir şeyin anlamını değil, aynı zamanda bu dünyada kim olduğumuzu anlamaya yönelik bir adım olabilir. Yavaşça, ama emin adımlarla, ben de bu kelimenin ardındaki anlamı hayatımda bir yerlerde bulacak ve belki de kendime ait olan her şeyi, kaybolduğum yerlerden çıkarıp sahiplenmeye başlayacağım.
O gün öğrendim ki, “özgü has”, bir kelimeden çok daha fazlası. Bu, kaybolduğum duyguları bulma, korkularım ve umutlarım arasında denge kurma yolculuğuydu.